İçimizdeki Düşman.

Şimdi nerden çıktı bu dediğinizi duyar gibi oldum. İçimizdeki düşman da ne ola? Kim bu içimizdeki düşman? Şeytan mı?

Kendimize faydalı diye bildiğimiz aslında bilinçsiz kullanıldığında kendimize, ailemize, sevdiklerimize ve çevremizde ki herkese zarar veren düşmandan bahsediyorum. İçimizdekinden kasıt aslında evimizdeki, çantamızdaki ve cebimizdeki vs. düşmanımızdan bahsediyorum. Bu kadar gizem yeter dediğinizi duymadım değil. 🙂

Evimizdeki düşmanımız Televizyon. Eskiden sadece evimizde idi bu düşman. Ancak şimdi bilgisayarımız, tablet-bilgisayarımız, cep telefonumuz…

1. Yeşilçam Filmleri

Şöyle eskilere gidelim. 1960-1970 yıllarda yeşilçam filmleri adı altında çekilen filmlere baktığınızda çoğu filmde alkol sahneleri, erotik sahneler, tecavüz sahneleri ön planda, hacı-hoca gibi din adamı karakterleri hep üç kağıtçı rolündedir. Baktığınızda bu sahneler, gelecekte neslin dinden uzaklaşmasını sağlayacak ve ahlakını bozacak, insanların ahlak dışı durumları rol model almasına yönelik yapılan çalışmalar olduğu kanaatini doğuracaktır.

Evlere televizyon girmeye başladıktan sonra, insanlar bu filmleri televizyonda ailecek izlemeye başladı. Hatta izletilmeye zorlandı desek yeridir. Çünkü televizyonda yayın akışında ne varsa insanlar onu izlemek zorunda kaldı. Öyle ki günümüzde hala tv’lerde yayınlanmaktadır.

Yakın zamanda çıkan dizilere baktığınızda yine toplumun temellerine dinamit yerleştirmekten başka bir şey olmadığını çok net bir şekilde göreceksiniz. Şöyle işlenen senaryoları inceleyelim;

2. Yaprak Dökümü

Yaprak dökümü denen diziye baktığınızda, kız kardeşinin sevgilisini ayartıp kendisine sevgili yapan ve bunu normalleştiren, aile hayatının tam ortasına dinamiti koyan bir senaryo… Bunu insanlar ailecek oturup seyrettiler.

3. Aşk-ı Memnu

Aşk-Memnu denilen diziyi incelediğimizde eleman, hem amcasının kızını hem de karısını götürüyor. Maalesef ki insanlar bu diziyi ailecek şehvetle izledi.

Yukarıda bahsettiğim iki dizi konuyu çok uzatmamak için sadece örnekti. Günümüzde en az onlar kadar çıplaklığı, yasak aşkları, ilişkileri, zinayı teşvik eden ve normalleştiren tonlarca dizi/film var. Şimdi bu dizi ve filmleri izleyen gençlerimizi düşünün. Bilinçaltında işlenen konuları… Böyle sahnelerle yetiştirdiğimiz nesil büyüyünce sonra ne oluyor?
Haberlerde ki kadın şiddetleri, tecavüzler, tacizler, eşlerini aldatan çiftler, gayrimeşru çocuklar… Sizce neden oluyor? Acaba temelinde böyle ahlak dışı dizi/filmler olabilir mi? Sorunun cevabını size bırakıyorum.

Teknolojinin ilerlemesiyle önce bilgisayarların, akabinde cep telefonlarının gelişerek akıllı cihazlar haline dönüşmesi sonucu yaygınlaşan sosyal medya siteleri, uygulamaları serüveni işin boyutunu iyice ciddiyete taşıyor. Öyle bir hal aldı ki, TV’den daha tehlikeli boyuta ulaştı. Şimdilik yazı daha fazla uzamasın diye burada kesiyorum. Daha sonra “İçimizdeki Düşman” serisinin ikinci sayfasını daha sonra kaleme alacağım. Sağlıcakla kalınız. 🙂

Sevebilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir